Şeytanlarım beni terk ederse
korkarım meleklerim de uçup giderler
Rilke, amaçlarını öğrendiği
psikoterapiden çekilişi üzerine
Mektup 74, Briefe aus den Jahren 1907 bis 1914
Platon ‘Şölen’de aşkın derinlikleri konusunda
arkadaşlarını basitçe bilgilendirir: ‘ Eros daimondur’.
Çağdaş insan aşk karşısında bu şeytani alanı her
zaman atlamak ister. Ancak bunu yapmak Eros’u iğdiş etmekle eşdeğerdedir. Aşkın
tutkulu, doğurgan ve daimonik yanının zıt kutbu sakin bir mutluluk değil, ‘cansıza
dönüş’tür. Freud’un dilinde bu ölüm içgüsü ile eşdeğerdir. Tutkunun karşıtı
kayıtsızlıktır.
Aşkın şeytani yönü nasıl tanımlanır? Kişiyi
tamamen teslim alma gücüne sahip herhangi bir doğal işlev… Seks, kızgınlık,
öfke ve iktidar arzusu…
Bu şeytani yön yaratıcı ya da yıkıcı olabilir.
Ama genelde her ikisidir de. Daimonik yön, kendini onaylama, kanıtlama, kendini
sürdürme ve artırma dürtüsüyle beslenir.
Daimon, benliği aşk öznesi ve nesnesinin bütünleşme gereksinmelerini
dikkate almaksızın ele geçirdiğinde kötüleşir. O zaman aşırı saldırganlık, düşmanlık
ve zalimlik açığa çıkar. Bu duygular hem bizi hem karşı tarafı korkutur.
Genelde bu patlamaları bastırma yolunu bulabiliriz.
Yine de yaratıcılığı körükleyen, bu iddialı
benliğin bastırma ardından gelen patlamasıdır.
Yunanca daimon kavramı sanatçıların olduğu kadar
ruhsal önderlerin yaratıcılığı için de kullanılırdı. Platon esrikliğin, ‘ilahi
deliliğin’ yaratıcı kişiliği tepeden tırnağa sardığını aktarmıştı.
Daimon denilen esrimenin vicdanla ve evrensel
ahlak ilkeleriyle alakası yoktur. Vicdan geleneklerle ve süperegonun gücüyle
şekillenen sosyal bir üründür. İnsanın kendine dönüşünü temsil etmez.
Goethe diamonun esiri olmuş kişilikler için
şöyle der: ‘Birleşmiş ahlaki güçlerin tümü
onlara üstün gelemez… Ve savaşa çağırdıklarında, evrenin kendisi dışında
hiçbir şeye yenilmezler’
Daimonik, Latinceye ‘genii’ olarak çevrilmiştir.
Bu ‘genius’ kelimesinin kökenidir. Kelime başlarda, koruyucu tanrı, kişinin
kaderini yöneten ruh anlamındaydı, ancak sonraları belirli bir özel zihinsel yetenek
kavramını karşıladı. ‘Genius’ üretme, doğurma anlamını da taşıdığından daimonik
de bireyin içindeki üreticiliğin sesidir.